9/9/2009

GÖBEKLİ OLANIN İŞİNE SON VERİLİYOR ( MUŞ ).



‘’ Göbekli olanın işine son veriliyor

Çevre ve Orman Bakanı Eroğlu, yangın söndürme ekibinin kilolu olmaması gerektiğini belirterek, göbekli olanların işine son verdiklerini söyledi.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, yangın söndürme çalışmasında görev alacak personelin kilolu olmaması gerektiğini belirterek, göbekli olanların işine son verdiklerini söyledi…’’

(CİHAN) 04.09.2009

 

Yukarıdaki haberi okumuş muydunuz?

 

İnandınız mı peki?

 

Siz inanmadınızsa da Sayın Eroğlu inanarak söylemiştir. Çünkü personelden sorumlu olan genel müdür yardımcısı ile Sayın Orman Genel Müdürü satırı satırına öyle bilgi vermiştir ama hangi bölge müdürlüğünde araştırırsanız araştırın;

 

- İşten çıkartılan işçilerin tamamı görüşlerine ters olan sendikanın üyesidirler.

-İşe alınanları tamamı o ilin ormandan sorumlu iktidar milletvekilinin, il başkanının, il genel meclis üyesi ya da belediye meclis üyesinin kontenjanından alınmıştır.

-Eski işçilerden kalan varsa, iktidar partisinden bir etkili bulabilmiş şanslılardandır.

-Yangın işçisi olarak alınan işçilerin pek çoğu hayatı boyunca yangın görmemiş şehir çocuklarıdır.

-Hamilerinin etkinliğine göre, pek çoğu ilk fırsatta makam şoförlüğüne, muhasebe elemanlığına, katipliğe…  kaymışlardır.

-İstediğiniz kadar komando ( ! ) eğitimi verin, aldıkları eğitimin yararını yangın alanında göstermezler, yangını her zamanki gibi; yaşlı, göbekli denen eskiden kalabilmiş işçiler söndürmeye çalışır.

 

Daha sayalım mı?

 

Bu durum şikayete konu edilse, inceleyecek muhakkik ya da müfettiş yoktur, önce denetim birimleri temizlenmiştir. Bu nedenle de kimsecikler uygulamaları şikayet konusu etmemektedir …

 

Sayın Bakan bunları bilmez, bilemez. Nereye ne zaman gidecekse, orada süslü elbiseler depolardan çıkartılıp en gösterişli işçilere giydirilir ve teftiş  kıtası hazırlanır, o da sunulanı  görür.

 

Aslında Sayın Bakan EROĞLU iyi bir bürokratken milletvekili ve sonra da bakan olmuştur. Bilse gerçek taşrayı Orman Genel Müdürlüğü çok başka olur…

 


20/7/2009

ÖNEMLİ UYARI

Diğer bölümlerde inceleyeceğimiz, eleştireceğimiz konuların kavranabilmesi için bilinmesi gereken
yürürlükteki  yasa, tüzük, yönetmelik vb. gibi mevzuatın hatırlatılmasında yarar görülmektedir.

 

Bu bölüme geçerek uygulamaların hukukla doğru ya da yanlış ilişkisini görebilmeniz için gerektiğinde  yönlendirmeler yapılacaktır.

 

Mevzuat - 1

 

T.C. ANAYASASININ ORMANLARLA İLGİLİ HÜKÜMLERİ :

IV. ORMANLAR VE ORMAN KÖYLÜSÜ

A. Ormanların korunması ve geliştirilmesi

Madde 169)

Devlet ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi devlete aittir.

Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre devlet tarafından yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.

Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.

B. Orman köylüsünün korunması

Madde 170)

Ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi; bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin tespiti ve orman dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için devlet eliyle anılan yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla düzenlenir.

Devlet, bu halkın işletme araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri alır.

Orman içinden nakledilen köyler halkına ait araziler, devlet ormanı olarak derhal ağaçlandırılır.

 

 

 

 

14/7/2009

KATEGORİLERİN TANITIMI

                                       

 

BÖLÜMLERİN TANITIMI

 

01-TANITIM/ORMAN HUKUKU

Blog tanıtılacak, ormanları ilgilendiren tüm hukuk; var olan yasa, yönetmelik, tamim ve tebliğler, bunların kendi içindeki çelişkileri mümkün olduğunca burada değerlendirilecektir

 

02-ORMAN YÖNETİMİ

Ormanların yönetiminde ilgili kurumların neler yaptığı gözlenecek, irdelenecek, neler yapılması gerektiği konusunda görüşlere yer verilecektir

 

03-ORMAN KADASTRO UYGULAMALARI

Orman kadastro ve mülkiyet hukukunun ilgili kurumlarca nasıl uygulanması gerektiği, ama nasıl uygulandığı konularında olumlu ve olumsuz eleştirilere yer verilecektir.

 

04-2/B

2/B nin ne olduğu, 2/B alanlarının nasıl kullanıldığı, nasıl değerlendirilmesi gerektiği incelenecek ve yıllardır süregelen problemlere çözüm aranacaktır.

 

05-ORMAN YANGINLARI

Orman yangınlarını önleme, yangınlar sırasında sürdürülen çalışmalar bu bölümün konusu olacaktır

 

DİKKAT !

Burada yer alacak bilgilerin yalnızca ormancıları ilgilendireceği yanılgısına düşmemenizi diliyorum.

Bu ülkede yaşıyorsanız kesinlikle sizi de ilgilendirecektir. Bugün olmasa bile, yarın ve kesinlikle...

13/7/2009

ORMAN İZCİSİ NEDEN YAYINA GİRDİ ?



 

Kaç kişi biliyor ki '' ORMAN '' a ilişkin hukuku?

Kaç kişi hakkını arayabiliyor?

2/B aslında nedir?

Orman yangınlarında neler oluyor?

ANLATILANLAR GERÇEK Mİ?

ANLATANLAR BİLİYOR MU Ki GERÇEKLERİ?

 

Ormana sınır, ya da orman içinde toprağınız var; eviniz, arsanız, tarlanız... Yoksa bile, ormana karşı sevginiz, gönül bağınız, iç titremeniz var, birilerinin yıllardır; anayasa, yasa, yönetmelik ya da talimatları değiştirivererek, etinizden et koparıverircesine ormanlardan parça çalmalarına karşı çaresizliğiniz, sıkıntınız, öfkeniz var...

Öyleyse bu siteyi sık sık izleyin!

Bu sitede yılların edindirdiği gözlem, bilgi ve deneyimler ışığında; Türkiye' mizde yapılanları, yapılmayanları, yapılamayanları, yapılabilecek olanları ve yapılması gerekenleri bulacaksınız.

Amaç, kişi ya da kurumları hedef almak olmayacak...

Amaç; daha iyiyi, daha sağlıklıyı görebilmek için yanlışları sergilemek, doğruları yapma yetkisi olanlara yol gösterebilmek belki...

Bu olmazsa; insanların doğruları bilerek yanlışları dinlemesini sağlamak, seslerini çıkarma gücü olanların doğru sesler çıkarmasına yardımcı olmak...

TÜRKİYE' DE YASALAR SAZ GİBİDİR;
ÇALMASINI BİLEN TÜRKÜ ÇIKARIR,

BİLMEYEN GÜRÜLTÜ ÇIKARIR...

BU BENİM ÖZDEYİŞİMDİR VE BEN İYİ SAZ ÇALARIM.

Saygılarımla...